21 Ekim 2013 Pazartesi

VİRÜSLERDEN KORUNUN


En iyi korunma yolu, şüpheli programları, güvenmediğiniz internet sitelerinden aldığınız programları hemen kontrol etmeden çalıştırmamak.   

Güvenilir dosya arşivlerinden alınan programlarda virüs olması ihtimali yok denecek kadar azdır. Bunlar genellikle, popüler bilgisayar dergilerinin arşiv siteleri; tanınmış yazılım şirketleri, yansıları dünyanın pek çok yerinde tutulan Simtel, Cica, Tucows, Winsite gibi sitelerdir. Zaten bir siteye girdiğinizde o sitenin muhteviyatı size bazı ipuçları verir. Eğer illegal programların ve "crack" olarak adlandırılan bazı programların olduğu bir sitede iseniz virüslü program alma ihtimaliniz son derece yüksek!!!




Dışardan bir program aldığınızda "MUTLAKA BIR VIRUS TARAYICI ILE" kontrol edin. Sonra çok başınız ağrıyabilir.

Ancak, bu korunma önlemi de yetmeyebilir. Virüsler yanında, çalıştırdığınızda bilgisayarınızın önemli dosyalarını silen, disklerinizi formatlamaya çalışan ve ilk anda yararlı gibi görünen (sözgelimi ilk anda bir oyun programı olduğunu sanırsınız) programlar da var. Bu programlar, genellikle, illegal programların bulunduğu birtakım kontrolsüz FTP sitelerinde, web sitelerinde bulunmaktadır. Bu tip programların dağıtıldığı önemli yerlerden biri de haber gruplarıdır (usenet news).  Aldığınız bir mailin sonuna eklenen ve "lütfen ilişikteki kısa programı çalıştırın, size çok güzel bir yeni yıl kutlaması mesajı veriyor" gibi bir mesaj görür, eklenmiş programı alır ve çalıştırırsanız başınız muhtemelen dertte olacak demektir. Programı alırsınız, içinden hiç virüs çıkmaz. Ama, aldığınız program, çalıştırıldığında, aslında makinenize ciddi zararlar veren bir algoritmayı doğrudan çalıştırıyor olabilir. Bu yüzden, çok dikkatli olmak lazım. Son pişmanlık fayda etmiyor.

Önemli dosyalarınızın (sistem dosyaları, önemli kişisel dosyalar vb) yedeklerini almaya çalışın. Ve de şüpheli bir şekilde aldığınız bir programı hemen silin.

Bilgisayarınıza, eğer imkanınız varsa, bir virüs koruyucu kalkan programı yükleyin. Bu da, sizi bir miktar koruyacaktır. Bu programların seçenekleri ile biraz oynayarak tam kullanımını öğrenin. Bazıları, disk formatlama, dosya silme vb gibi konularda kullanıcıyı uyaran özelliklere sahiptir.

Günümüzdeki popüler anti-virüs programlarının veri tabanlarında binlerce virüs imzası ve bunların varyantları vardır. Bu veri tabanları, yeni çıkan virüsleri de ekleyerek sık aralıklarla güncellenir.  Bütün virüs programları 3 temel işleve sahiptir :

  1. Virüs Arama, bulma (virüs scanner)
  2. Bulunan virüsü temizleme (virüs cleaner)
  3. Bilgisayarınızı virüslerden korumak için bir koruyucu kalkan oluşturma (virüs shielder)

Virüs kalkanları, bilgisayarınız her açıldığında kendiliğinden devreye giren, ve her yeni program çalıştırdığınızda, bilgisayarınıza kopyaladığınızda (başka bir bilgisayardan, internet üzerinden, disketten vb) bunları kontrol eden ve tanımlayabildiği virüs bulursa sizi uyaran ve virüs temizleme modülünü harekete geçirebilen araçlardır.

Bazı popüler anti-virüs programları, üretici şirketler ve web adresleri şunlardır :


 

Bu programlar genellikle "shereware" dir. Bazılarının kısıtlı kullanımlı "freeware" sürümleri de vardır. Macintosh, OS/2 ve Windows için bu tip programları yerel Raksnet Tucows arşivinden de alabilirsiniz.


 

Virüslerden korunma konusunda uzmanlaşan ABD şirketi Central Command halen “Love you” virüsünün çılgınca yayılan dört varyantı olduğunu ve bu sayının artabileceğini açıkladı.

 

Anlaşılacağı gibi tehlikenin boyutları hızla büyüyor. “Love you” virüsünün hışmına uğramamak için öncelikle e-posta kutunuzu dikkatle inceleyin. Yanında, “Love you, Joke ve Susitikm” yazan hiçbir e-mail’i açmayın. Eğer posta kutunuzda bu başlık altında e-mail görünüyorsa derhal silin. Ayrıca sisteminize sinsice girmiş “Love you” virüsünden kurtulmak için şu dosyaları silmelisiniz. Windows/win32dll.vbs, windows/love-better-foryou.txt.vbs windows/system/mskernel32.vbs,win32fat.exe ve win-bugsfix.exe “Love you” virüsünü tehlikeli kılan diğer bir özelliği ise virüsün system-registry bölümüne de kayıt ediyor olması. Eğer yukarıdaki dosyalar silinmemiş ise virüs tekrar aktif hale geliyor.

VİRÜSLERİ TESPİT ETME


VİRÜSLERİ TESPİT ETME


Eğer bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa, bu durumda bilgisayarınızda "olağan dışı" bazı durumlar gözlemleyebilirsiniz. Bazı virüsler, isimleri ile ilgili bir mesajı ekranınıza getirebilir. Bazıları makinenizin çalışmasını yavaşlatabilir, ya da kullanılabilir hafızanızı azaltır. Bu son iki sebep sırf virüs yüzünden olmasa da gene de şüphelenmekte fayda var.

Bilgisayarınızın virüs kapıp kapmadığını saptayan "anti-virüs" programları da var.  Bu programlar, bilgisayarınızın virüs kapabilecek her tarafını (hafıza, boot sector, çalıştırılabilir programlar, dokümanlar vb) tararlar. Bu programların virüs saptama yöntemleri 2 türlüdür:

  • Kendi veritabanlarındaki virüslerin imzalarını (virüsün çalışmasını sağlayan bilgisayar programı parçası) bilgisayarınızda ararlar.
  • Programlarınızı, virüs olabilecek zararlı kodlara karşı analiz edebilirler.

BİLGİSAYARA VİRÜS BULAŞTIĞININ TESPİT EDİLMESİ DURUMUNDA YAPILACAKLAR İŞLEMLER

Bir programın virüslü olduğundan şüpheleniyorsanız, bu durumda, öncelikle sakin olun. Yapacağınız ilk iş, o an kullandığınız tüm uygulamaları kapatmak, yaptığınız işleri saklamak. Ardından, bir anti-virüs programı ile bilgisayarınızı gerekirse disket(lerin)izi tarayın. Her zaman için, kullandığınız anti-virüs programının yeni bir sürümünü elde etmeye çalışın. 

Eğer bilgisayarınızın sistem alanları da etkilenmişse, bu durumda bilgisayarınızı kapatın. Ardından, bilgisayarınızı "temiz bir sistem disketi" ile açın. Bu yüzden, her zaman böyle bir disket bulundurmak faydalı olacaktır (Rescue Disk). Daha sonra, bir virüs tarama/temizleme programı ile bilgisayarınızı tarayın.

VİRÜSLERİN ZARARLARI

VİRÜSLERİN ZARARLARI


Bazı virüsler, doğrudan veri dosyalarını bozabilirler. Birçok virüs, .DAT, .OVR, .DOC gibi çalıştırılabilir olmayan dosyaları hedef alıp bozabilmektedir. Ancak bilgisayar virüsleri de bir çeşit "bilgisayar programları" olduğundan, virüsün yayılabilmesi için mutlaka virüs kodunun çalışması lazım. Bu yüzden, sözgelimi bir düzyazı içeren dosyanın (text) virüs taşıma ihtimali yok.

 

Bazı virüsler ise orijinal haliyle virüs elektronik postada “Love you” yani seni seviyorum başlığıyla görünüp kullanıcıyı mesajı açmaya teşvik ediyor; mesaj açılınca da elektronik posta kullanılmaz hale geliyor. Virüsün versiyonlarından birisi konu başlığı olarak “Joke” yani şaka kelimesini kullanıyor. Susitikm adlı bir diğer versiyonun başlığı ise “Susitikm Shi Vakara Kavos Puodukui....” şeklinde. Ancak attachment yani ek olarak diğer versiyonlarla aynı dosyayı taşıyor. “Love you” virüsü üzerinde bulunduğu sistemin bilgilerini tam anlamıyla felç ediyor. Virüs kendini belirli tip veri dosyalarına kopyalayarak var olan dosyaların yapılarını değiştiriyor. Sağlam sistem dosyalarında bu uygulama sonrası virüs haline geliyor “Love You” virüsünün ilk olarak değiştirdiği dosya tiplerinin başında vbs, vbe, js, jpg, jpeg, css, wsh, scht, hta ve gif geliyor. MP2 ve MP3 dosyaları ise doğrudan bilgisayardan siliniyor.

 


Bazı programların, uygulama ile birlikte kullanılan "kendi yardımcı programlama dilleri" vardır. Sözgelimi, popüler bir kelime işlemci olan "MS Word", "Macro" adı verilen yardımcı paketlerle yazı yazma sırasında bazı işleri otomatik ve daha kolay yapmanızı sağlayabilir. Programların bu özelliğini kullanarak yazılan virüslere "macro virüsleri" adı verilir. Bu virüsler, sadece hangi macro dili ile yazılmışlarsa o dosyaları bozabilirler. Bunun en popüler ve tehlikeli örneği "Microsoft Word" ve "Excel" macro virüsleri. Bunlar, ilgili uygulamanın macro dili ile yazılmış bir şekilde, bir word ya da excel kullanarak hazırladığınız dokümana yerleşir ve bu dokümana her girişinizde aktif hale geçer. Macro virüsleri, ilgili programların kullandığı bazı tanımlama dosyalarına da bulaşmaya (normal.dot gibi) çalışır. Böylece o programla oluşturulan her döküman virüslenmiş olur. Microsoft Office (word, excel vb) macro virüsleri ile baş etmek ve korunmak için,  http://www.microsoft.com/msoffice adresinde gerekli bilgiler bulunabilir.

VİRÜS NASIL YAYILIR


VİRÜS NASIL YAYILIR

Eskiden en popüler virüs bulaşma yolu, bir bilgisayardan diğerine "disket" ile dosya aktarımı idi. Günümüzde ise, bilgisayar ağlarının oldukça yoğun kullanılması, herkese açık (anonim) dosya arşivleri ve internet üzerindeki popüler etkileşimli ortamlar (IRC, ICQ, Web gibi) virüslü programların yayılması için oldukça uygun ortamlardır. Ayrıca, e-mail yoluyla gelen programların kontrolsüz çalıştırılması da bir başka potansiyel tehlike olarak karşımızdadır.

Örneğin, “Aşk Virüsü” yapısında iki tehlike özelliği barındırıyor. Bunlardan birincisi “Worm” diye bilinen ve virüsün internet ortamında hızla yayılmasını sağlayan yönteme deniyor. Diğeri ise “Trojan” adıyla bilinen (Truva atı) ve virüsün sinsice bilgisayarınıza yerleşmesini sağlayan yöntem. Yöntemin temeli virüsün sinsice sisteminize girip kendi kendini kopyalayarak çoğalması prensibine dayanıyor. Virüsün bulunduğu program aktif hale getirildiğinde virüs süratle sistem üzerinde bulunan e-mail adreslerine yöneliyor ve kendisini her bir adres içerisine ayrı ayrı kopyalıyor. Virüsün üzerinde bulunduğu bilgisayar on-line olduğunda üzerinde “aşk virüsü”nün olduğu bütün e-mail adreslerine otomatik olarak e-mail gönderiliyor. Kendi adresine e-mail gelen diğer bilgisayar kullanıcısı e-mail’i açtığında virüs bilgisayara bulaşıyor ve yukarıda belirtilen işleyiş tekrarlanıyor.

Truva atı da aslında genel olarak virüs olarak tanımlanmasa da "virüs" ile eşdeğer. Tek farkı, ilk anda aldığınız programın yararlı bir şeyler yaptığını sanıyorsunuz ancak zararlı olduğunu daha sonra anlıyorsunuz. Sözgelimi, sadece bir virüs bulaştırmak için yazılmış bir oyun programı. Oyunu çalıştırıp oynuyorsunuz; ve sonra sisteminiz felç oluyor.

virüs türleri

virüs türleri

Bilgisayar virüslerini, genel olarak 2 grupta toplamak mümkün:

  • Dosyalara bulaşan virüsler
  • Bilgisayarın sistem alanlarına bulaşan virüsler

İlk gruba girenler, genellikle, kullanıcının çalıştırdığı programlara (söz gelimi, dos için .EXE ve .COM) bulaşır. Bazen, başka tür sistem dosyalarına da (.OVL, .DLL, .SYS gibi) bulaşabilirler. Programların virüslenmesi iki yolla olur: Ya virüs kodu bilgisayarın hafızasına yerleşmiştir ve her program çalıştırılışta o programa bulaşır; ya da hafızaya yerleşmeden sadece "virüslü program her çalıştırılışında" etkisini gösterebilir. Ancak, virüslerin çoğu kendini bilgisayarın hafızasına yükler.

İkinci gruba giren virüsler ise, bilgisayarın ilk açıldığında kontrol ettiği özel sistem alanlarına (boot sector) ve özel sistem dosyalarına (command.com gibi) yerleşirler.

Bazı virüsler ise her iki şekilde de zarar verebilir.

Bazı virüsler, virüs arama programları tarafından saptanmamak için bazı "gizlenme" teknikleri kullanırlar (Stealth Virüsleri). Bazı tür virüsler ise,  çalıştırıldığında kendine benzer başka virüsler üretir (Polymorphic virüsler). (Bu tip virüslerin ilk örneklerinden olan Dark Avanger ve Cascade bilgisayar sistemlerine ciddi zararlar vermişlerdir).

BİLGİSAYAR VİRÜSLERİNİN VERDİĞİ ZARARLAR

Bilgisayar kullanan yüz milyonlarca kişi arasından, doğal olarak, böyle kötü niyetli kişiler çıkıyor. Virüs yazan kişiler, genellikle iyi programlama ve bilgisayar donanım bilgisi olan, ve bu bilgilerini dışa vurmak için "kötü yollar" seçen insanlardır.

Bilgisayar virüsleri,

  • Ekranınıza can sıkıcı mesajlar çıkararak çalışmanızı bölebilir/engelleyebilir.
  • Bilgisayarınızın hafızasını ve/veya disk alanını kullanarak bu kaynaklara verimli olarak erişiminizi engelleyebilir.
  • Kullandığınız dosyaların içeriklerini bozabilir/silebilir.
  • Kullandığınız bilgisayar programlarını bozabilir, çalışmalarını yavaşlatabilir.
  • Sabit diskinizin tamamını ya da önemli dosyaların olduğu kısımlarını silebilir.

Bilgisayar virüsleri

Bilgisayar virüsleri


Bilgisayar virüsleri, aslında "çalıştığında bilgisayarınıza değişik şekillerde zarar verebilen" bilgisayar programlarıdır. Eğer bu programlar (ya da virüs kodları) herhangi bir şekilde çalıştırılırsa, programlanma şekline göre bilgisayarınıza zarar vermeye başlar. Ayrıca, tüm virüs kodları (bilinen adıyla virüsler) bir sistemde aktif hale geçirildikten sonra çoğalma (bilgisayarınızdaki diğer dosyalara yayılma, ağ üzerinden diğer bilgisayarlara bulaşma vb gibi) özelliğine sahiptir.

 

Başlangıçta yazılım hatası olarak ortaya çıkan bilgisayar virüsleri günümüzde özel olarak hazırlanan ve bilgisayara bağlı olarak çalışan her şeyi tehdit eden en öldürücü saldırı aracı haline geldi. Bilgisayarına virüs giren kullanıcı genellikle ilk anda bir şey fark etmez. Özel olarak hazırlanmış olan virüslerin en önemli özelliği hiç dikkat çekmeden sistemlere girmesi, yerleşmesi ve sistemin tam anlamıyla kontrolünü ele almasıdır. Virüs programları yaratıcısı tarafından belirli amaçlara hizmet etmesi için hazırlanır. Bu amaçlar bilgisayarın bir süre kontrolden çıkmasından tutun sabit disk üzerinde bulunan tüm verilerin silinmesine kadar gidebilir.

Bilgisayar virüslerinin popüler bulaşma yollarından birisi "virüs kapmış bilgisayar programları" dır. Bu durumda, virüs kodu bir bilgisayar programına (sözgelimi, sık kullandığınız bir kelime işlemci ya da beğenerek oynadığınız bir oyun programı) virüsü yazan (ya da yayan) kişi tarafından eklenir. Böylece, virüslü bu programları çalıştıran kullanıcıların bilgisayarları "potansiyel olarak" virüs kapabilirler. Özellikle internet üzerinde dosya arşivlerinin ne kadar sık kullanıldığını düşünürsek tehlikenin boyutlarını daha da iyi anlayabiliriz.

Virüslenmiş program çalıştırıldığında bilgisayar virüs kodu da, genellikle, bilgisayarınızın hafızasına yerleşir ve potansiyel olarak zararlarına başlar. Bazı virüsler, sabit diskinizin ya da disketlerinizin "boot sector" denilen ve bilgisayar her açıldığında ilk bakılan yer olan kısmına yerleşir. Bu durumda, bilgisayarınız her açıldığında "virüslenmiş" olarak açılır. Benzer şekilde, kendini önemli sistem dosyalarının (MSDOS ve windows için COMMAND.COM gibi) peşine kopyalayan virüsler de vardır.

Genellikle her virüsün bir adı vardır (Cansu, Stoned, Michaelangelo, Brain, Einstein vb gibi).

Diğer bir virüs bulaşma yöntemi de e-mail mesajlarıdır. E-posta programları ve protokoller çok gelişti. Ama gene de, e-mail ile virüs bulaşmasının çok çok zor olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle,

  • Sadece düz yazı içeren bir e-postayı okumakla sisteminize virüs filan bulaşmaz.
  • Eğer aldığınız e-posta ile birlikte bir "attachment (eklenmiş dosya)" varsa (eklenmiş dosya, herhangi bir çalıştırılabilir (executible) dosya olabilir), mailinizi okuyup gelen dosyayı diskinize saklamakla "o dosya virüslü dahi olsa" yine virüs bulaşmaz. Tabii, eklenmiş dosyayı çalıştırırsanız ve o dosya da virüslü ise, sisteminize virüs bulaşabilir. Bu tamamen sizin sorumluluğunuz.

 

 

Yıllar içinde mail programları oldukça gelişmiştir. bazı özel tekniklerle, mail içine "doğrudan çalıştırılabilir kod" ekleme olanağı vermektedir. Daha çok yeni olan bu kullanım, tüm potansiyel virüs saldırılarına açıktır. Dolayısıyla, size gelen bir maili okumadan önce, "konusuna" ve "kimden gönderildiğine" ayrıca "uzunluğuna" bakıp ona göre bir karar verebilirsiniz. Kullandığınız mail programı, bazı seçeneklerini değiştirirseniz, maili okumak için açtığınız anda, sizin onayınızı almadan,  aslında bir program olan ilgili kod çalışmaya başlayabilir.

 

Web sayfaları virüs içermez. Web sayfalarını oluşturmada kullanılan HTML, sabit diske yazma/silme vb yapılmasına izin vermez. Bunun yanında, web sayfalarında çok kullanılan Java ve Java Script ile yazılmış web uygulamaları da diskinize kesinlikle hiçbir şey yazmaz, hiçbir şeyi silmez. Bu yüzden, gönül rahatlığı ile web üzerinde dolaşabilirsiniz. Ancak, rastladığınız programları alıp kontrolsüz çalıştırırsanız o zaman durum değişir!

Bilgisayar terimleri 4



CODE: Kod. Bilgisayar üzerinden girdiğimiz çeşitli komutların yazılı veya çalışır haline verilen isimdir.

COLOR MONITOR: Renkli ekran. İki renkten (siyah, beyaz) fazla renk gösteren bilgisayar ekranlarına verilen isimdir.

COLOR PRINTER: Renkli yazıcı. Birden fazla renkte baskı yapabilen yazıcıya verilen isimdir. Renkli yazıcıların çoğu CMYK teknolojisini kullanır.

COLUMN: Sütun. Kelime işlem yazılımlarında yukarıdan aşağı, ince uzun alanlardan her birine verilen isim.

COLUMN GRAPH: Sütun grafiği. Sunumların dikey sütunlar ile gösterildiği grafik türüdür.

COM: DOS işletim sistemi üzerinde çalıştırılabilir dosya uzantısı. Örnek: Command.com

COM: Bilgisayarların seri iletişim portlarına verilen isimdir. Örnek: Com1, Com2, Com3

COMMAND: Komut. Bilgisayara belli bir işi yaptırmak için yazılan ifadeye verilen isimdir.

COMMAND.COM: DOS komutlarını çalıştıran dosyaya verilen ad. Girilen komutun doğru yazılıp yazılmadığını bu dosya kontrol eder. Bazı komutlar da bu dosyanın içinde saklanır.

COMMAND KEY: Macintosh bilgisayarlarda bulunan özel bir tuş. Bu tuşa basarken başka bir tuşa da basıldığında bir komut verilmiş olur.

COMMAND LINE: Komut girişi için kullanılan satıra verilen isim.

COMMUNICATION: İletişim. Verilerin bir bilgisayardan başka bilgisayar gönderilmesi işlemine verilen isim.

COMMUNICATIONS PROTOCOL: İletişim protokolü. Veriler bir bilgisayardan başka bilgisayara gönderilirken bir protokol kullanmak zorundadırlar. Bu iletişim protokolleri genelde modemler ile yüklenir.

COMMUNICATIONS SOFTWARE: İletişim yazılımı. Bilgisayara bağlı modem ile telefon hattından veri gönderip alınmasını sağlayan yazılım türlerine verilen isimdir.

COMPATIBLE, COMPATIBILITY: Uyumlu, uyumluluk. Bilgisayar üzerindeki yazılım ve donanımların birbiri ile sorunsuz çalışması işlemine verilen isimdir.

COMPILER: Derleyici. Programla dili ile yazılmış olan kodu makina diline çeviren yazılım türlerine verilen isimdir.

COMPONENT: Kod parçalarını bir araya getirerek bir uygulama oluşturma işlemine verilen isimdir.

COMPRESSION: Sıkıştırma. Bilgisayar üzerindeki verilerin daha az yer kaplaması için yapılan işleme verilen isimdir.

COMPUSERVE: Dünyanın ilk ticari bilgi servisidir. Bu servis dünya üzerine değişik veri tabanlarına bağlıdır, böylece birçok güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.

COMPUTER: Bilgisayar. Girilen veriyi işleyerek, kullanabilir çıktı üreten makineye verilen isimdir.

CONFIG.SYS: Bilgisayarın çalışmasını düzenleyen komutların bulunduğu dosyadır. Açılışta config.sys dosyası çalıştırılarak bu komutlar uygulanır.

CONNECTOR: Konnektör. Kabloların ucunda bulunan veya takılan, çeşitli araçlara veya bölümlere verilen isimdir.

CTRL: Kontrol tuşu. Bu tuş önceden kontrol karakterleri denilen karakterlerin yazılmasında kullanılırdı. Ancak günümüzde daha ziyade ALT tuşu gibi kullanılmakta, Kısayol tuş kombinasyonlarının çalıştırılmasında faydalanılmaktadır.

CONTROLLER: Denetleyici. Bilgisayarla dışarıdan girilen veri arasında denetleme yapan araca verilen isimdir.

CONTROL PANEL: Denetim masası. Windows işletim sistemlerinde, sistem işleyişine ilişkin düzenleme yapılabilen program.

COPROCESSOR: Ek işlemci. Sistemin işlemcisinin yanına eklenen ikinci işlemci.

COPY: Kopyalamak. Bir dosyanın veya bir verinin aynısının oluşturulması işlemine verilen isimdir.

COPY PROTECTION: Kopya koruması. Yazılımın izinsiz kopyalanmasını veya çoğaltılmasını önlemek için kullanılan yöntemlere verilen isimdir.

CORRUPTED FILE: Bozuk dosya. İçeriği bozulmuş, okunamaz halde olan dosya türüne verilen isimdir.

CPU/Central Processing Unit: Merkezi işlem birimi. Bilgisayarımız üzerinde bulunan mikroişlemciye verilen isimdir.

CRC/Cylik Redundancy Check: Karşı tarafa veri gönderilirken hataları ortaya çıkarmak için kullanılan bir yöntemdir.

CROPPING: Kırpma. Bilgisayar üzerine kurulu bir programla resmin kenarlarındaki fazlalıkların kesilmesi işlemine verilen isimdir.

CRT/Cathode Ray Tube: Televizyon ve bilgisayar ekranlarında kullanılan teknolojiye verilen isimdir.

CURSOR: İmleç. Klavyenin veya farenin bir tuşuna basıldığında, ekranın neresinde veya hangi noktasında işaretleneceğini belirten sembol.

CUT AND PASTE: Kes ve yapıştır. İşletim sistemleri üzerinde dosyayı veya klasörü bir yerden başka bir yere taşıma işlemidir.

CYBERSPACE: Siberalem. Bilgisayar sistemleri tarafından oluşturulan iletişim ortamına verilen isimdir.

CYBERNETICS: Sibernetik. İnsanlara ait pek çok özelliğin makinalara kazandırılması yolunda araştırma yapan bilim dalı.

 

DA/Display Adapter: Görüntü adaptörüne verilen isim.

DAT/Digital Audio Tape: Verileri saklamak için kullanılan bir tür manyetik bant çeşididir. İki gigabyte'tan beş gigabyte'a kadar veri saklayabilir.

DATA: Veri. Bilgisayar ortamında kullanılan her tür bilgiye verilen isim.

DATABASE: Veritabanı. Bilgisayar sistemleri içindeki erişilebilir ve kullanılabilir verilerin tümüne verilen isim. Bu düzen veri saklama ve erişim alanında kullanılır. Bilgisayar üzerinde daha az yer kaplar ve erişim süresi daha hızlıdır.

DATABASE ENGINE: Veritabanı yazılımlarının içindeki verilere ulaşılması için kullandıkları bölüme verilen isim.

DATABASE MANAGEMENT SYSTEM: Veritabanı yönetim sistemi. Veritabanlarının oluşturulmasını ve işletilmesini sağlayan programların tümüne verilen isim.

DATA BUS: İşlemci ve hafıza arasındaki bilgi akışını sağlayan yollara verilen isim.

DATA ENTRY: Programlar vasıtası ile veritabanlarına ve tablolara bilgi girilmesi işlemidir.

DATA RECOVERY: Çeşitli nedenlerden dolayı bozulan veya kaybolan bilgileri kurtarma işlemlerine verilen isim.

DATA TRANSFER RATE: Veri transfer hızı. Verilerin iki aygıt arasındaki aktarılma hızlarına verilen isim. Saniyede gönderilen megabit veya megabyte sayısı olarak gösterilir.

DBS: Uydu sistemlerinde, televizyon sinyallerini uydudan televizyon antenine gönderen uydu yayın sitemine verilen isim.

DCD/Data Carier Detect: Haberleşme sistemlerinde frekans üzerinden taşınan bilgilerin taşındığı yola verilen isim.

DDE/Dynamic Data Exchange: Microsoft işletim sistemleri üzerinde aynı bilgileri birden fazla uygulamanın kullanması işlemidir.

DEBUGGER: Bir kod üzerindeki hataları bulmak için kullanılan programlara verilen isim.

DECIMAL: Onluk düzen. Günlük hayatta kullandığımız sayılara verilen isim.

DECODER: Kod çözücü. Kodlu yayın yapan televizyon yayınlarını çözmek için kullanılan alete verilen isim. Rekabet nedeni ile birçok kuruluş bu sistemi kullanmamaktadır.

DECRYPTION: Güvenlik nedeni ile şifrelenmiş bilgileri tekrar kullanabilir hale getirme işlemine verilen isim.

DEDICATED LINE: İletişim şirketleri tarafından kiralanan özel hatlara verilen isim.

DEFAULT: Varsayılan. Bilgisayarların otomatik olarak geçerli saydığı ve aksi bilgi girilene kadar geçerliliğini koruyan işlem veya değere verilen isimdir.

DEFAULT ROUTE: Varsayılan rota. Bilgisayarımızdan gönderdiğimiz bilgilerin adresleri bilinmiyor ise bu rota üzerinden gönderilirler.

DEFINITON: Görüntünün kesinliğine verilen isimdir.

DEGRADE: Renk değişikliklerinde rengin başka renge dönüşürken oluşturduğu renk geçişine verilen isim.

Örnek: Koyu renk açık renk arasında oluşan geçiş.

DEKUPLAJ: İstenmeyen sinyallerin şaseye iletilmesi işlemine verilen isim.

DEKUPLE: Şaseye aktarılan sinyallere verilen isim.

DELETE: Silme işlemine verilen isim. İşletim sistemlerinin özelliklerine göre değişik şekillerde uygulanabilir. Klavye üzerindeki Del tuşu da silme işlemini yapar.

DELIMITER: Kaydetme işlemlerinde bilginin başlangıç ve bitişini işaretleyen karakterdir. Bu işlem için genellikle virgül veya iki nokta üst üste işareti kullanılır.

DESATURATE: Solgunluk. Bir alan veya bir bölge üzerindeki renklerin olduğundan solgun gösterilmesi işlemidir.

DESKTOP: Masaüstü. Grafik yüzü kullanan işletim sistemlerinde kullanıcının rahat çalışması için düzenlenmiş çalışma ortamına verilen isim.

DEVICE: İşlem yapılabilen donanım parçasına verilen isim. Örnek: Ekran kartı, ses kartı, modem, printer, tarayıcı...

DIAL-UP: İki bilgisayar arasında telefon hattını kullanarak yapılan bağlantı biçimine verilen isim. Türkiye'de en çok kullanılan bağlantı türlerindendir.

DIALOG BOX: Diyalog kutusu. İşletim sistemleri üzerinde işlem gerçekleştirirken, işletim sistemi tarafından kullanıcının gerekli bilgileri girmesi için açtığı kutu şeklindeki pencereye verilen isim.

DIGITAL: Sayısal. Tüm yapılan işlemlerin sıfır veya bir olarak ifade edildiği sisteme verilen isim. Bilgisayarlarımızda bu sistem kullanılır.

DIGITAL ANALOG CONVERTER: Sayısal analog dönüştürücüsüne verilen isimdir. Aldığı dijital sinyalleri analog sinyallere çevirir.

DIGITAL AUDIO: Ses kalitesini arttırmak için sesi sayısal dizi şeklinde kodlayarak saklayan bir ses alma tekniğidir.

DIGITAL MONITOR: Gönderilen sayısal sinyalleri alarak görüntü oluşturmak için analog sinyallere çeviren ekran tiplerine verilen isimdir.

DIGITIZE: Analog olan ses ve video sinyallerini bilgisayar tarzı dijital kod numaralarına dönüştürme işlemine verilen isim.

DIGITIZER: Analog bir video görüntüsünü dijital bilgisayar görüntüsüne çeviren cihaza verilen isimdir.

DIN: Klavyelerin bilgisayara bağlanması için gerekli olan konnektör tiplerine verilen isimdir.

DIP SWITCH: Kartlar üzerinde bulunan, kartların çeşitli özelliklerini değiştirmek için kullanılan anahtar türüdür.

DIRECTORY: Dizin. Sistemleri içinde değişik şekillerde yer alan depolama için dosyaya ait adı, yeri, boyutu, yazılım veya son düzeltme tarihini gösteren tabloya verilen isim.

DISK CACHE: Harddisk üzerindeki bilgilere daha hızlı ulaşmak için kullanılan hafıza üzerindeki ayrılmış bölüme verilen isim.

DISK CONTROLLER: Disk denetleyicisi. Disk sürücüsünün çalışmasını denetleyen devreye verilen isimdir.

DISK DRIVE: Disk üzerinde veri yazan ya da okuyabilen bölüme verilen isimdir.

DISKLESS WORKSTATION: Bir ağ üzerinde çalışan, diski olamayan bilgisayarlara verilen isimdir.

DISPLAY: Görüntü. Bir görüntünün elektriksel işaretlerden optik işaretlere çevrildiği düzene verilen isimdir. Örnek: Bilgisayar monitörü.

DISPLAY SIZE: Monitör üzerine kullanıcın çalışabileceği alana verilen isimdir.

DISTRIBUTED DATABASE: Kullanan kişiye tek bir veritabanı gibi görünen fakat farklı veritabanlarından oluşmuş veritabanı sistemine verilen isimdir.

DLL/Dynamic Link Library: Programlar tarafından kullanılan içinde çeşitli kod ve veriyi içeren dosya türüne verilen isimdir. Örnek: System.dll

DMA/Direct Memory Access: Bir aygıtın işlemci üzerinden geçmeden doğrudan hafızaya ulaşması yöntemine verilen isimdir.

DNS/Domain Name System: İnternet üzerinde bağlanılan sunucu ismini ip adresine çevirmek veya bağlanılan ip adresini sunucu ismine çevirmek için kullanılan sisteme verilen isimdir. İnternet üzerinde DNS sistemleri sayesinde aynı adı taşıyan sunucu, aynı ip adresini taşıyan bilgisayar bulunamaz.

DOC: Kelime işlem dosya uzantısına verilen isim.

DOMAIN NAME: İnternet sitelerini tanımlayan isimlerdir. Bir bilgisayar üzerinde birden çok domain name olabilir.

DOS/Disk Operating System: Microsoft firması tarafından geliştirilmiş disk işletim sistemine verilen isimdir.

DOT PITCH: Monitörlerimizin ekranındaki iki nokta arasındaki mesafe ölçüsüne verilen isimdir

DOUBLE DENSTY: Standart disketlere göre iki kat fazla bilgi depolayabilen disket çeşidine verilen isimdir.

DOUBLE SIDED: Her iki yüzüne de bilgi yazılabilen disket çeşididir.

DOVE: Microsoft tabanlı işletim sistemleri için faks/modem cihazlarına verilen toplu isimdir.

DOWNLINK: Uydu üzerinden bilgisayar ortamımıza gönderilen sinyal nakli işlemidir.

DOWNLOAD: Program veya bilgilerin bir bilgisayardan başka bir bilgisayara geçirilmesi işlemine verilen isimdir.

DRAG AND DROP: Masaüstündeki bir nesneyi işaretleyip, başka bir nesnenin içine koyma işlemidir.

DRIVE: İşlemcinin işlem yapması için manyetik alanlar üzerine okuyup yazabilen araçlara verilen isimdir. Örnek: Harddisk, disket sürücü.

DRIVER: Bilgisayar üzerindeki donanımların birbirleri ile sorunsuz anlaşabilmesi ve işletim sistemi ile sorun çıkarmaması için donanımı kontrol etmek ve tanıtmak amacı için kullanılan programlara verilen isimdir.

DUAL: Çift. Genellikle donanımlar için kullanılır. Önüne geldiği donanımın çift özelliğini belirtir. Örnek: Dual BIOS, dual işlemci.

DUMP: Bilgisayar üzerindeki hafıza bölümünü görüntülemek, yazmak ve depolamak için kullanılırlar.

DVD/Digital Versatile Disk: Yeni optik disk teknolojisine verilen isimdir. DVD'ler 17 gigabyte'lık video, ses ve diğer tipte veri saklama alanına sahiptirler.